Yeniden...
Solmaz Akça
Yine her zaman ki gibi sessizliğe teslim etmişti kendini gece. Sessizliği bozmamak adına, yatağımdan kalkıp minik adımlarla balkon kapısını açtım. Kar soğuğu vardı. İçim titredi. Bir süre gökyüzüne baktım ve sessizliği kokladım. Karanlığı yırtmak istiyordum. İçimdeki karanlığa ışık tutamasam da evimi aydınlatabilirdim. Tekrar odama geçtim ve ışığı yaktım. Aynanın karşısına geçmiş kendime bakıyordum. Gözaltı torbalarıma, yer yer belirginleşmiş kırışıklıklarıma... Dudağımın kenarında ince bir sızı gibi duran gamzeme. Saçımdaki beyazlara, kirpiklerime... Gözlerimle gözgöze gelmek beni tüketmişti. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Geceyi rahatsız edip derin uykusundan uyandırdım. Hıçkıra hıçkıra ağladım...
Acım tükensin diye çok uğraştım.
Ruhumun maskesini yırttım, içimdeki çocuğa el uzattım. Artık temiz kalacaktım masal gibi beyaz bir sevdaya. Dün gece bir şeyler değişmişti hayatımda. Değişmiştim işte. Bir erkeğin sözü yıkmıştı tüm karanlık krallığımı. Bir erkeğin sözü fena halde acıtmıştı yüreğimi. Kaçtım tüm fani şeylerden, kendime sığındım bugün. Sarhoşluğun etkisi geçmiş ama içimin sızısı dinmemişti. Gözyaşlarımla dökmekteydim dışarı tüm arsızlığımı, gözyaşlarımla dökmekteydim dışarı tüm karanlığımı. İlk defa bugün temiz uyandım güne. Ve ilk defa bir erkek kül kedisi hikayesini hatırlatmıştı bana. Uzaklara gidecekti. Ve aslında ikimizde biliyorduk; ayakkabı elinde dünyayı dolaşmayacak ve düşüne kimseyi sokmayacak kadar kararlıydı.
Çukurumu kapattım dün gece. Göbek bağımı kestim. Yeniden doğdum ve yeni bir hayata adım attım. Geçmişi sildim. Tüm yenilişlerimi... Ve eksilerim yok artık, güçsüzlüklerim eskidendi. Bir güneş doğdu benim içime. Bugün yeni doğdum ben. En kirli anımda, temiz kaldım. Ve ben aslında temizdim. Hiç yalan söylememiş, hiç ihanet etmemiştim. Adam ne diyordu genç kadına filmde. "Benim kadınım sadece bana ait. Onun öncesi de benim, sonrası da."
Yıkılıyordu kadının duvarları, kirleniyordu kendi gözünde. Suç kimdeydi peki? Zorla bir insandan şeytan yaratanlar niye hala gevrek gevrek gülmekteydi? Ve şeytan haline geldiği düşünülen kişi neden azaplar içindeydi? Ve kendi ateşiyle arınmaya çalışmaktaydı?
Kimse ışık tutmuyor artık karanlıklara. Kimse insan değil artık. İnançlarımız yıkılmış teker teker. Sözler yedi dilde, yetmiş yedi kere aynı şeyi söyleyebilir. Ama sadece birinin gözleri gerçekleri konuşur. Yedi dilde, yetmiş yedi kere sevildiğini duyar adam ve inanmaz kendi doğrusunun dışında kalan kimselere. Oysa yedi dilde, yetmiş yedi kere ihanetine uğramıştır belki sözlerin. Kimsenin gözüne bakmadığından olsa gerek doğru söyleyeni bulamamaklığı... Zaten aramıyordur da! Onun inandığı bir gerçek vardır, gerisi teferruattır.
Göbek bağımı kestim. Sabah ezanında adımı fısıldadım üç kere kendime. Artık karanlıklara girmeyeceğim. Bu savaştan ben galip çıkacağım. Beni kirletmeyi başaramayacaksın...
Solmaz Akça adresinden ulaşabilirsiniz...
|